MİMARİDE DOĞAL TAŞ KULLANIMI

Taş, dayanıklı ve kalıcı olma özelliği saye-sinde insanoğlunun varoluşundan günümüze kadar insan yaşamının bir parçası olmuş ve yakın geçmişe kadar barınma gereksinimini karşılayan en önemli malzeme özelliğini korumuştur. Doğal veya insanın neden olduğu felaketlerle tahrip edilmediği sürece binlerce yıl ayakta kalabilen taş yapılar, uygarlıkların yeni nesillere taşınmasında ve eski uygarlıkların irdelenmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır Bu nedenle isimlerini ölümsüzleştirmek isteyen mimar, heykeltıraş gibi sanatçılar eserlerini çoğunlukla doğal taşlardan yapmışlardır. Taş, 1800'lü yıllara kadar çoğunlukla 'masif, strüktürel eleman' olarak kullanılmıştır. Bu tarihten itibaren tüm dünyada başlayan endüstri devriminin etkisiyle bu özelliğini yitirip 'kaplama malzemesi kimliğiyle ağırlıklı olarak kullanılmaya başlamıştır. Endüstri devrimiyle gelişen yeni inşaat malzemelerinin çok sayıda ve çeşitte olması, daha kolay imal edilebilmesi, daha ucuz ve esnek olması gibi özelliklerinin cazibesine kapılan insanoğlu tarafından doğal taşların kullanımı bir süre unutulmuştur. Son yıllarda özellikle çevrecilik bilincinin gelişmesi ve doğaya geri dönüşün başlamasıyla tekrar hatırlanarak kullanılmaya başlanmış ancak hala modern mimaride layık olduğu yere ulaşamamıştır. Bu nedenle özellikle endüstrileşmiş ülkeler, estetik, hijyenik, uzun ömür, ısıya ve kimyasal kirliliğe karşı dayanıklı olan doğal taş malzemenin tüketimini teşvik edebilmek için taşın işlenmesini kolaylaştırıp hızlandıran kompüterize sistemler geliştirdikleri gibi bazen de İtalya'da olduğu gibi her yeni inşa edilecek binada, bina metrekaresinin belirli yüzdesinde (10-15 gibi) doğal taş kullanımını zorunlu kılmak gibi yaptırımlara gitmektedirler. Böylelikle doğal taştan layık olduğu yere getirmeye çalışmaktadırlar.

İnşaat sektöründe geniş kullanım alanına sahip doğal taşlar ticari anlamda genelde traverten, beyaz mermer, renkli mermer ve sert taşlar (granit, granodiorit, siyenit) olarak dört grupta toplanabilir. Türkiye'de henüz sert taşların ocak ve fabrikaları yaygın olmadığı için özellikle yerli sert taşların inşaat sektöründe payı çok azdır. Buna karşın özellikle ithal edilen sert taşların sektörde payı fazladır. Bu taşlar başta İtalya olmak üzere Brezilya, İspanya, Güney Afrika ve Kanada'dan ithal edilmektedir. Taşlar cilalanmış, ebatlı ya da ebatsız plakalar halinde veya sert taş işletmesi yapan fabrikalarca blok halinde ithal edilmektedir.

Ticari anlamda doğal taşlar dört ana grupta toplansa da, jeolojik, fiziksel ve kimyasal açıdan incelendiğinde her cins taşın kendine özgü özellikleri nedeniyle farklı sınıflandırmalarla grup sayısı artabilmektedir. Batılı ülkelerde büyük önem verilen ve özenle incelenen taşların teknik özellikleri ne yazık ki ülkemizde hala önemsenmemektedir. Taşın kimyasal bileşimi, sertliği, kırılganlığı, don ve basınç gibi çeşitli fiziksel zorlamalar karşısında göstereceği reaksiyon bilgilerini içeren teknik bilgiler, doğru yerde doğru taşın kullanılması açısından önem taşır. Bu bilgiler irdelenmeden taş seçimi yapılması çeşitli olumsuzluklara yol açabilir.

Yüksek dayanımı ve estetik özelliği nedeniyle günümüz modem mimarisinde tercih edilen doğal taşların 

• Kamu yapılan: Okul, hastane, terminal binaları, resmi daireler... 
• Özel yapılar: Ev, iş merkezi otel, banka... 
• Açık alan yapılan: Park ve bahçeler, meydanlar, yaya yolları, çeşme, anıt ve heykeller, 

de kullanımı yaygındır. Bu yapılarda doğal taşlar, kullanım yerinin özelliği ve tasarımda alınan kriterler doğrultusunda bir kısmı parlatılarak bir kısmı da parlatılmadan kullanılmaktadır. Parlatılmadan kullanılan taşlar: granit, bazalt ve andezit parke taşlar, tüf, tüfit ve marnlar, şist, gnays ve benzeri kayrak taşlarıdır. Bunlar özellikle açık alan yapılarında, şömine, barbekü ve dekoratif eşya yapımında çok kullanılmaktadır. Ülkemizde Foça ve Çanakkale tüflerin bu alanda kullanımı yaygındır. Tüfler, volkanizma sırasında hızla dışarıya fırlatılan kül, küçük kaya parçalarından oluşan malzemelerin çökelmesiyle oluşur ve beyazdan kahverengiye giden bir renk armonisine sahiptir. Metamorfik kökenli şist, gnays ve kayrak taşlan çekiçle vurulduğunda santimetre ve milimetre kalınlığında levhalara ayrılırlar. Genellikle boyutlandırılmadan cilalanarak kullanılır. Cephe kaplamalarında buzlanmaya, donmaya ve fark meteorolojik koşullara dayanımı nedeniyle kuvarslı şistler kullanılmaktadır. Parlatılarak kullanılan doğal taşlara ise, yasal ve ticari olarak 'Mermer' denilmektedir (endüstriyel tanım). 'Granit" ise ticari tanımıyla mermerden daha sert olan her turlu doğal taşa verilen ortak isimdir.


Güçal Akademi
23.08.2021 368



X
Çözüm Ortaklarımız

Hizmetlerimiz ile ilgileniyorsanız, iletişim formumuz ile bilgilerinizi gönderin uzman ekibimiz inceleyerek size özel teklif hazırlasın!
Teklif Talebi